http://www.jhuger.com/kisshank.php adresinde orjinalini bulabileceğiniz harika bir din parodisi.
“Bu sabah kapım çalındı. Kapıya baktığımda şık giyimli bir çiftle karşılaştım. Önce adam konuştu:
John: Merhaba! Ben John, ve bu da Mary.
Mary: Merhaba! Buraya sizi bizimle birlikte Hank’in kıçını öpmeye davet etmek için geldik.
Ben: Efendim?! Neden söz ediyorsunuz? Hank de kim ve neden onun kıçını öpmek isteyeyim?
John: Eğer Hank’in kıçını öpersen o sana bi milyon dolar verecek; ve eğer öpmezsen seni eşek sudan gelinceye dek dövecek.
Ben: Ne? Bu garip bir çeşit haraç toplama yöntemi mi?
John: Hank milyarder bir hayırseverdir. Bu şehri Hank inşa etti. Bu şehrin sahibi Hank. İstediği her şeyi yapabilir ve istediği şey de sana bir milyon dolar vermek, ama sen onun kıçını öpmediğin sürece veremez.
Ben: Bu hiç mantıklı değil. Neden…
Mary: Sen kim oluyorsun da Hank’in hediyesini sorguluyorsun? Bir milyon dolar istemiyor musun? Bu bir kıç öpmeye değmez mi?
Ben: Yani belki, eğer yasal güvencesi varsa, ama…
John: Öyleyse gel bizimle birlikte Hank’in kıçını öp.
Ben: Siz Hank’in kıçını sık sık öper misiniz?
Mary: Oo evet, her zaman…
Ben: Peki o size bir milyon dolar verdi mi?
John: Hayır. Aslında parayı şehirden ayrılana kadar almıyorsun.
Ben: O zaman neden şimdi şehirden ayrılmıyorsunuz?
Mary: Hank sana ayrıl diyene kadar ayrılamazsın, yoksa parayı alamazsın ve seni eşek sudan gelinceye dek döver.
Ben: Hank’in kıçını öpüp, şehirden ayrılan ve milyon doları alan birini biliyor musunuz?
John: Annem Hank’in kıçını yıllarca öptü. Geçen yıl şehirden ayrıldı ve eminim parayı almıştır.
Ben: O zamandan beri onunla hiç konuşmadın mı?
John: Tabiki de hayır, Hank buna izin vermiyor.
Ben: Peki parayı alan kimseyle konuşmadıysanız size parayı vereceğini düşündüren nedir?
Mary: Ayrılmadan önce sana birazını veriyor. Belki maaşına zam alırsın, belki piyangodan küçük bir şey kazanırsın, belki de yolda 20 dolar bulursun.
Ben: Bunun Hank’le ne alakası var?
John: Hank’in bir takım ‘bağlantıları’ var.
Ben: üzgünüm ama bu kulağa tuhaf bir çeşit üçkağıtçılık gibi geliyor.
John: Ama bir milyon dolar söz konusu, şansa bırakabilir misin? Ve unutma, eğer Hank’in kıçını öpmezsen seni eşek sudan gelinceye dek dövecek.
Ben: Belki Hank’i görebilirsem, onula konuşup, ayrıntıları ondan alsam…
Mary: Kimse Hank’i görmez, kimse Hank’le konuşmaz.
Ben: Peki kıçını nasıl öpüyorsunuz?
John: Bazen yalnızca bir öpücük gönderip kıçını düşünürüz. Başka zamanlarda Karl’ın kıçını öperiz ve o ona iletir.
Ben: Karl kim?
Mary: Bir arkadaşımız. Bize Hank’in kıçını öpme hakkında her şeyi öğreten o. Tek yapmamız gereken onu birkaç kez yemeğe çıkarmak oldu.
Ben: Ve bir Hank olduğu, Hank’in kıçını öpmenizi istediği ve sizi ödüllendireceği konusunda yalnızca onun sözüne mi güvendiniz?
John: Oo hayır! Karl yıllar önce Hank’den her şeyi açıklayan bir mektup almış. İşte bir kopyası, kendin gör.
Karl’ın Masasından
1 Hank’in kıçını öp ve o da sana şehirden ayrılırken bir milyon dolar verir.
2 Alkolü kararında kullan.
3 Senin gibi olmayan insanları eşek sudan gelinceye dek döv.
4 Düzgün beslen.
5 Bu listeyi Hank kendisi yazdırdı.
6 Ay yeşil peynirden oluşmuştur.
7 Hank’in her dediği doğrudur.
8 Tuvaletten sonra ellerini yıka.
9 Alkol kullanma.
10 Sosisini ekmekarası ye, katık kullanma.
11 Hank’in kıçını öp yoksa seni eşek sudan gelinceye dek döver.
Ben: Bu Karl’ın mektup kağıdına yazılmış gibi görünüyor.
Mary: Hank’in kağıdı yoktu.
Ben: İçimden bir his eğer kontrol edersek bunu Karl’ın el yazısı olduğunu buluruz diyor.
John: Tabiki de, hank yazdırdı bunu.
Ben: Hank’i kimsenin göremediğini söylediğinizi sanıyordum.
Mary: Şu an değil ama yıllar önce bazı insanlarla konuştu.
Ben: Onun bir hayırsever olduğunu söylediniz sanıyordum. Ne tip bir hayırsever sırf farklı oldukları için insanları eşek sudan gelinceye dek döver?
Mary: Hank böyle istiyor ve Hank her zaman haklıdır.
Ben: Bu kanıya nerden vardın?
Mary: 7 numaralı madde “Hank’in her dediği doğrudur.” Diyor bu benim için yeterli!
Ben: Belki de hepsini arkadaşın Karl uydurmuştur.
John: Asla! 5. madde “Hank bu listeyi kendi yazdırdı.” diyor. Ayrıca 2. madde “ Alkolü kararında kullan,” madde 4 “Düzgün beslen” ve madde 8 “ tuvaletten sonra ellerini yıka” diyor. Herkes bunların doğru olduğunu bilir, öyleyse geri kalanı da doğru olmalı.
Ben: Ama 9 “alkol kullanma” diyor ki bu madde 2’yle çelişiyor ve 6 “ay yeşil peynirden oluşmuştur” diyor ki bu da düpedüz yanlış.
John: 9 ve 2 arasında hiçbir çelişki yok, 9 yalnızca 2’yi açıklıyor. 6 konusunda da hiç aya gitmediğine göre kesin olarak bilemezsin.
Ben: Bilimadamları gayet net olarak ayın kayadan oluştuğunu ortaya koydu.
Mary: Ama kayalar dünyadan mı gelmiş yoksa dış uzaydan mı tam bilmiyorlar değil mi, öyleyse gayet yeşil peynir de olabilir.
Ben: Konunun uzmanı değilim ama sanırım ayın dünya tarafından yakalandığı teorisi çürütüldü. Ayrıca kayaların nerden geldiğini bilmemek onu peynir yapmaz.
John: Aha! Az önce bilimadamlarının hata yaptığını kabul ettin, ama biz Hank’in hep haklı olduğunu biliyoruz!
Ben: Biliyor muyuz?
Mary: Tabiki de biliiyoruz, madde 7 öyle diyor.
Ben: Diyorsun ki Hank hep haklıdır çünkü listede öyle yazıyor, liste doğru çünkü Hank yazdırdı, ve Hank’in yazdırdığını biliyoruz çünkü liste öyle diyor. Bu dairesel mantıktır, “Hank haklı olduğunu söylediği için haklıdır” demekten bir farkı yok.
John: Anlamaya başladın! Birilerinin Hank’in düşüncesine ulaştığını görmek mutluluk verici.
Ben: Ama… neyse boşver. Bu sosis olayı ne peki?
Mary: *kızarır*
John: Sosis, ekmekli, katık yok. Bu Hank’in tarzıdır. Bunun dışında her şey yanlıştır.
Ben: Peki ya ekmeğim yoksa?
John: Ekmek yoksa sosis de yok. Ekmeksiz sosis yanlış.
Ben: Baharatsız? Hardalsız?
Mary: *sarsılmış görülür*
John: *bağırarak* Böyle bir dil kullanmaya hiç gerek yok! Her türlü katık yanlış!
Ben: Öyleyse içine sosis katılmış bir sauerkraut (sanırım bir çeşit Alman yemeği) söz konusu olamaz?
Mary: *kulaklarını kapatır* Bunu dinlemiyorum. La la la la la, lala.
John: İğrenç. Yalnızca şeytani bir sapkın bunu yer.
Ben: Güzel oluyor! Ben hep yiyorum.
Mary: *bayılır*
John: *Mary’yi yakalar* Senin de onlardan biri olduğunu bilseydim vaktimi harcamazdım. Hank seni eşek sudan gelinceye dek dövdüğünde orda paramı sayıp, gülüyor olacağım. Ben senin için de Hank’in kıçını öperim, seni ekmeksiz sosisli, Alman yemeği yiyicisi.
John Mary’yi arabalarına götürdü ve çekip gittiler.”
5 Yorum
Yorumlar RSS Geri İzleme Tanımlayıcısı URI
Yorum yapın





[...] Hank'in kıçını öpeceksin! « Materyalistçe şeyler [...]
Aslında bunu videosu var türkçe alt yazılı ama ben izleyip kaybettim onu keşke videosunu kosaymışsınız.
Link this blog…
http://jutawanklik.com?a_aid=f7ff7bd5
harika. :)
Altyazılı video burada.