Son bir kaç gündür herkes Bilim ve Teknik dergisindeki Darwin sansürünü koşuluyor. Bildiğim kadarıyla kamuoyu bu olayı Kanal D’nin yaptığı haberle duydu. Bilim ve Teknik dergisinin Mart sayısının kapak konusu 2009′un UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim,Bilim ve Kültür Kurumu) tarafından Darwin yılı ilan edilmesi nedeniyle Darwin ve evrim teorisine ayrılmıştı. Tübitak Başkan Yardımcısı Ömer Cebeci’nin derginin son halini onaylamaması üzerine son anda kapak ve içerik değiştirildi, Bilim ve Teknik dergisinin Yazı işleri Müdürü ve Yayın Yönetmeni Çiğdem Atakuman görevinden alındı.

"çabuk kına getirin bana!"
Sanırım şimdilik Tübitak içinden konuya yönelik ciddi bir tepki gelmedi fakat yayınlanmamış derginin kapağının Bilim ve Teknik’te çalışan birileri tarafından Kanal D Habere verilmiş olması gerektiğini düşünüyorum. Eğer durum böyleyse Tübitak içinde ses çıkarılmasını engelleyecek ölçüde bir baskı ve olan biteni kamuoyuna duyurmak isteyecek ölçüde bir rahatsızlık olması gerekir.
Bu durumun Nature Dergisinin internet sitesinde ele alınması sevindirici bir olay. Nature, Üniversite Konseyleri Derneği’nin Çebeci’yi istifaya çağırdığını yazdı. ODTÜ’den evrimci biyolog Aykut Kence, Cebeci’nin Türkiye’de bilimi temsil etmek için uygun olmadığını düşündüğünü, Şangay’daki Çin Bilimler Akademisi’nden Mehmet Somel ise Cebeci’nin istifa etmemesinin Türkiye bilimi için kötüye işaret olacağını söylemiş. Haberin altındaysa bazı düşündürücü okur yorumları var. Bir Türk “Biz Türkiye’de evrim teorisine inanmıyoruz. Herkes biliyor ki Richard Dawkins Adnan Oktar’la tartışmayı kabul etmedi.” diyerek Tübitak’ı verdiği karardan ötürü tebrik ederken bir başkası da milletçe ne kadar zeki olduğumuzu şu sözlerle anlatmış “Bizim ülkemizde herkes evrim teorisinin bir yalan olduğunu kanıtlara dayanarak biliyor. Türk halkı çok zekidir ve biz bu uydurmaya inanmayacağız.” bak
Ortadoğu Öğretim Elemenları Derneği bir basın açıklaması yaparak Tübitak başkanı Nükhet Yetiş ve başkan yardımcısı Ömer Çelebi’nin istifalarını istedi. bak
Öte yandan Tübitak’ın sitesine girdiğimizde şöyle bir yazıyla karşılaşıyoruz:
Kamuoyuna Duyuru
TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisinin Mart sayısının hazırlık ve basım aşamasında, tamamen kurum içi süreçlerdeki aksaklıklar ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ve Yayın Yönetmeninin yetki aşımından kaynaklanan sorunların “Darwin Sansürü” olarak algılanması, hem Kurumumuz hem de bilim camiamız için çok üzücü olmuştur.
TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisinin Mart 2009 sayısında “Küresel iklim değişikliği” ana temasının işlenmesi kararlaştırılmıştır. Bu tema doğrultusunda editoryal çalışmaların tamamlandığı ve görsel çalışmalara devam edildiği bilgisi, 27 Şubat 2009 tarihinde Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ve Yayın Yönetmeni Dr. Çiğdem Atakuman tarafından, Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Cebeci’ye bildirilmiştir.
Derginin Mart sayısı Darwin Yılı veya Kuramına hasredilmemiş, ancak Darwin ve Evrim Kuramı ile ilgili TÜBİTAK yayınları, derginin “Yayın Dünyası” sayfalarında yer almıştır. Ancak, rutin yayın süreçlerinin dışında, basım aşamasından hemen önce, Dr. Atakuman tarafından, dergiye 16 sayfa ilave edilmiş ve bu doğrultuda, hafta sonu kapak da değiştirilmiştir.
Olağan süreç ve işlemlerin dışına çıkılarak, hafta sonu acele ile değiştirilerek hazırlatılan dergi, 2 Mart Pazartesi sabahı Prof. Dr. Cebeci’nin görüşüne sunulmuştur. Doğal olarak, Darwin Yılı temasının, bir uzman yardımcısı tarafından kaleme alınmış ve bilimsel değerlendirmesi yapılmamış ilave sayfalar ile yayınlanmasının uygunluğu sorgulanmıştır.
Bunun üzerine Dr. Atakuman, yaptığı yanlışlığın farkına vararak kendi inisiyatifiyle dergi içeriğini ve kapağını tekrar 27 Şubat tarihi itibariyle hazırlanmış olan “Küresel iklim değişikliği” temasına dönüştürerek basıma gönderilmesi kararı ve talimatını vermiştir.
Bu süreçte, ne TÜBİTAK yönetiminden, ne de TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Cebeci’den, genelde veya özelde Darwin için bir baskı veya sansür söz konusu değildir. Ancak Dr. Atakuman’ın daha önceki dönemlerde de sergilediği, yetki aşımı ile ilgili olaylar da göz önüne alınarak, kendisine Kurum içinde birim değişikliği önerilmiştir.
Eğer derginin Mart 2009 sayısı incelenirse, Darwin ve evrim konusunda TÜBİTAK yayınları hakkındaki bilgilerin yer aldığı görülecektir. Tanıtımı yapılan binlerce sayfadan oluşan bu eserler, Türkiye’deki konuyla ilgili tüm yayınlar ve haberlerden daha zengindir. Kurumumuzun Darwin ve Evrim Kuramına yaklaşımı bütün bilimsel olgulara ve teorilere yaklaşımından farklı değildir. Evrimsel biyolojide modern sentezin öncülerinden biri olan Ernst Mayr’ın “Biyoloji Budur” isimli kitabı Kasım 2008 tarihinde Kurumumuz tarafından yayımlanmıştır.
Her yıl olduğu gibi, Darwin Yılı olan 2009 yılında da, konu TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisinde detaylı ve yeterli olarak ele alınacaktır. TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisinin bir sayısı bu konuya tahsis edilecektir.
TÜBİTAK’ın kuruluş görevleri, (i) akademik camianın ve özel kesimin yaptığı bilimsel ve teknolojik araştırmaları desteklemek, (ii) ülkemiz için kritik olan bilimsel ve teknolojik araştırmaları yapmak, (iii) toplumumuzda bilim okur yazarlığının yükseltilmesine katkı sağlamak ve (iv) bilim insanlarına destek sağlamaktır.
TÜBİTAK, kuruluş amaçları ve misyonu doğrultusunda çalışmalarına devam edecektir. Bilim ve teknolojide anlamlı ve güçlü adımları atmakta iken, bu konunun önyargılara dayalı olarak gündeme getirilmesinin, ülkemizin bu atılımlarına yardımcı olmayacağı değerlendirilmektedir.
Gelinen bu noktaya farklı anlamlar yükleyerek olayın bilime sansür gibi gösterilmeye çalışılması bilimin önündeki her türlü engelin ortadan kaldırılmasını ve bilimin desteklenmesini temel görev kabul etmiş Kurumumuzu ve çalışanlarını derinden yaralamıştır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Bu açıklama olayın sandığımız kadar siyah-beyaz olmayabileceğini düşündürüyor ama yine de pek ikna edici değil gibi. Darwin ile ilgili yazıların denetimden geçmediği gerekçesiyle çıkarıldığı söyleniyor fakat dergi zaten gecikmeli çıktı, eski kapak konusuna geri dönene kadar o 16 sayfayı 10 defa denetimden geçirirlerdi.
Peki nasıl oldu da koskoca Tübitak bilimselliğinden kuşku duyulur bir hale geldi. Her şey Tübitak kanununun değiştirilip özerkliğine son verilmek istenmesiyle başladı. Tıkır tıkır işleyen bir kurumun durduk yerde devlet kontrolü altına alınmasına ne yazık ki o zaman yeterli tepki gösterilmedi.
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Kurulması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair 5798 Sayılı Kanun Cumhurbaşkanlığı makamınca onaylanarak, 13 Ağustos 2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.
Yapılan değişikliğe göre TÜBİTAK’ın 14 Bilim Kurulu üyesinden 10’u Başbakan tarafından atanacak.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), 1 Eylül 2009′da yürürlüğe girecek kanunla ilgili yaptığı yazılı basın açıklaması yaptı.
Yasa değişikliğiyle Başbakan TÜBİTAK’a ağırlığını koydu
Değişikliğe göre üyelerden beşi Bilim Kurulu tarafından belirlenen on aday arasından Başbakan tarafından seçilecek. Ayrıca biri Yükseköğretim Kurulu Genel Kurulu tarafından belirlenen iki aday arasından da Başbakan seçim yapacak.
Bilim Kurulunun üç üyesi ise Türkiye Bilimler Akademisinin asli üyeleri arasından, biri fen ve teknik bilimler alanından, biri sosyal ve beşeri bilimler alanından ve biri de sağlık bilimleri alanından olmak üzere, Bilim Kurulu tarafından belirlenen altı aday arasından Başbakan tarafından seçilecek.
Bilim Kurulunun üç üyesinin ise lisans öğreniminden sonra kamu kurum ve kuruluşlarında veya özel sektörde en az on yıl deneyim sahibi olmuş olması gerekiyor.
Bu üyelerden bir tanesi Bilim Kurulu tarafından belirlenen iki isim arasından yine Başbakan tarafından diğer ikisi de ikisi TOBB tarafından belirlenen dört aday arasından Başbakan tarafından seçilecek.
“Bilim Kurulu neden Başbakan tarafından belirlenmek isteniyor?”
TMMOB açıklamasında “TÜBİTAK’a ne yapılmak isteniyor?” diye soruuyor ve devam ediyor:
- Veto’ya, Anayasa Mahkemesi’nin iptaline rağmen siyasal iktidarın TÜBİTAK Yasası ile uğraşmasının asıl nedeni nedir?
- Bilim Kurulu neden Başbakan tarafından belirlenmek istenmektedir?
- Başbakan atamalarını hangi nedenlere dayanarak gerçekleştirecektir?
- TÜBİTAK, bundan sonra bilimin ve teknolojinin değil rantın idaresi haline mi getirilecektir?
TMMOB üç yıl önce uyarmıştı
TMMOB, 28 Nisan 2005′te yaptığı açıklamada “neden TÜBİTAK ele geçirilmek isteniyor?” diye uyarmıştı.
“TÜBİTAK böylesi bir siyasal yapının içerisine çekilirse, araştırmalara ayrılan trilyonlarca ödenek objektif olamayan kriterlere göre dağıtılabilecek, bilimsel niteliklerine göre çalıştırılan kadrolar siyasallaştırılabilecektir. Bilimsel bir kurumun, idari olarak tamamen özerk olması gerekirken, idari özerkliği yok etmek o kurumu bilimsel bir kurum olmaktan çıkaracaktır.”
TMMOB “Bundan böyle TÜBİTAK’ı takip edeceğiz” diyor. Bianet
Verilen tepkilerin Tübitak’ı apar topar açıklama yapmak zorunda bırakması iyi bir gelişme. Tepkilerin sabun köpüğü gibi kabarıp sönmemesi için Çiğdem Atakuman’a yapılan haksızlığı ortadan kaldıracak şekilde kanalize edilmesi gerekir. Bunun için bir imza kampanyası başlatılmalı.
Henüz Yorum Yok
Henüz yorum yapılmamış.
Yorumlar RSS Geri İzleme Tanımlayıcısı URI
Yorum yapın




